Ekonomi
Pahalı gübre girdileri Türkiye’de DAP ithalatını sert düşürdü ve maliyet baskısı artıyor
Kısaca
DAP ithalatı, önceki üç yılın ortalamasının yüzde 57 altında kaldı; Nisan–Temmuz dönemi ithalatı yüzde 43 oranında hedefin altında gerçekleşti küresel DAP fiyatları Türkiye iç piyasasının maliyetini yüksek tutuyor müşteriler marttan itibaren yeni ürün getirimi konusunda temkinli davranıyor; Temmuz itibarıyla fiyatlar ve talep baskısı giderek güçlenebilir
Ana mesele
DAP gübre ithalatı sert düştü; iç piyasa maliyet baskısı ve tarımsal maliyet artışları belirginleşti
Ne değişti?
DAP ithalatındaki düşüşte temkinli tercihler ve arz maliyetinin iç piyasaya yansıması öne çıktı
Beni nasıl etkiler?
Tarımsal maliyetler yükseliyor; gübre kullanımı ve üretim planları etkilenebilir
Ne oldu?
DAP ithalatı mart ayından itibaren belirgin şekilde yavaşladı; Nisan–Temmuz dönemi ithalatı üç yıllık ortalamanın yüzde 43’ü kadar geldi
Neden şimdi?
Gübre maliyetleri ve küresel fiyatlar iç piyasayı zorluyor; sebze üretimi nedeniyle talep artışının normalde sonbaharda olması beklenir fakat bu yıl gerçekleşmiyor
Neden önemli?
Gübre maliyetleri tarımsal karlılığı etkiler; çiftçi üretim planlarını ve gübre kullanımını değiştirebilir
Kimler etkileniyor?
- Çiftçiler
- Gübre tedarikçileri
Sektör ve piyasa etkisi
Tarım girdileri maliyet baskısı nedeniyle verimlilik ve yatırım kararlarını etkileyebilir
Riskler
- Maliyet baskısının devamı
- Gübre kullanımının azalmasıyla verim kaybı
- Tedarik zinciri kırılganlığı
Takip edilmesi gerekenler
- DAP ithalatı yıl içindeki seyri
- uluslararası fiyatlar ve iç piyasa fiyatları arasındaki fark
- çiftçi davranışlarında olası değişiklikler
- İthalat maliyetlerindeki değişimin maliyetler ve üretim üzerinde etkisi
Haberin tamamı
Türkiye’de tarımsal üretimin temel girdilerinden DAP gübresinde yüksek fiyat baskısı ithalata yansıdı. İlkbahardan itibaren yeni alımlarda frene basılırken, sebze üretimi nedeniyle normalde sonbaharda görülen talep artışının bu yıl gerçekleşmeyebileceği belirtiliyor.İthalat üç yıllık ortalamanın yarısına ulaşmadıTürkiye’nin DAP gübresi ithalatındaki yavaşlama mart ayından sonra belirginleşti.
Nisan-temmuz döneminde ülkeye gelen DAP miktarı, önceki üç yılın aynı dört aylık dönemindeki ortalamanın yalnızca yüzde 43’ünde kaldı.Başka bir ifadeyle ithalat, son üç yılın normal kabul edilebilecek seviyesinin yüzde 57 altında gerçekleşti.Daralmanın temelinde küresel DAP fiyatlarının Türkiye iç piyasasının karşılamakta zorlandığı seviyelerde kalması bulunuyor.
İthalatçılar, yeni ürünün ülkeye getirilme maliyeti ile iç piyasada oluşan fiyat arasındaki fark nedeniyle marttan bu yana daha temkinli hareket ediyor.Türkiye’de çiftçinin maliyet baskısı da tabloyu ağırlaştırıyor. Temmuz verilerine göre gübre ve toprak geliştiriciler grubundaki fiyatlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33,07 arttı.
Böylece gübre, tarımsal girdiler arasında yıllık fiyat artışının en yüksek olduğu kalemlerden biri haline geldi.Eylül-ekim hareketliliği bu yıl gelmeyebilirDAP piyasasında ikinci dikkat çekici gelişme sonbahar sezonuna ilişkin beklentilerde görülüyor.Türkiye’de sebze üretim dönemi nedeniyle DAP ithalatında eylül ve ekim aylarında normal şartlarda mevsimsel bir canlanma yaşanabiliyor.
Ancak piyasa katılımcıları küresel fiyatların iç piyasa seviyelerinin üzerinde kalması nedeniyle bu yıl benzer bir artış beklemiyor.Bu beklentinin gerçekleşmesi halinde DAP ithalatındaki düşüş yalnızca ilkbahar ve yaz aylarıyla sınırlı kalmayacak.
Yılın son bölümüne doğru da talep zayıflığının devam etmesi mümkün olacak.Uluslararası fiyatların gerilememesi durumunda ithalatçı açısından yeni ürün getirmenin maliyeti yükselirken, çiftçi tarafında gübre kullanım miktarını azaltma veya alternatif ürünlere yönelme baskısı artabilir.DAP neden önemli?DAP, bitkinin gelişimi için gerekli fosforun yanı sıra azot da sağlayan yaygın gübre türlerinden biri.
Özellikle ekim döneminde kullanılan fosforlu gübreler, kök gelişimi ve bitkinin erken dönem beslenmesinde önemli rol oynuyor.Bu nedenle DAP kullanımındaki düşüş yalnızca gübre piyasasını ilgilendiren bir gelişme olarak görülmüyor.Çiftçinin yüksek maliyet nedeniyle gübre kullanımını azaltması halinde sonuç, kullanılan ürüne, toprağın besin durumuna ve uygulama miktarına göre değişmekle birlikte verim üzerinde baskı oluşturabilir.
Bu riskin üretim miktarlarına yansıması durumunda ise tarımsal ürün fiyatları açısından yeni bir maliyet kanalı ortaya çıkabilir.Türkiye açısından kritik nokta da burada bulunuyor: Gübre fiyatındaki artış yalnızca üreticinin bugünkü maliyetini değil, gelecek hasat döneminin üretim kararlarını da etkileyebiliyor.Gübrede maliyet baskısı sofraya uzanabilirTürkiye’de tarımsal girdi fiyatları temmuz ayında yıllık yüzde 27,62 yükselirken, gübre ve toprak geliştiricilerdeki artış yüzde 33,07’ye ulaştı.DAP ithalatındaki sert düşüş ise fiyat baskısının artık dış ticaret rakamlarında da görünmeye başladığını gösteriyor.Önümüzdeki haftalarda iki gösterge yakından izlenecek.
İlki küresel DAP fiyatlarının gerileyip gerilemeyeceği, ikincisi ise Türkiye’de eylül-ekim döneminde ithalatın geçmiş yıllardaki mevsimsel artışı gösterip göstermeyeceği olacak.Mevsimsel toparlanmanın gerçekleşmemesi, yüksek gübre fiyatlarının çiftçinin satın alma gücünü ne ölçüde zorladığını daha belirgin hale getirebilir. Bu durumda 2027 üretim sezonuna girilirken gübre maliyeti, tarımsal üretim ve gıda fiyatları açısından izlenmesi gereken başlıca risklerden biri olmaya devam edecek.
Kaynaklar
Pahalı gübre girdileri Türkiye’de DAP ithalatını sert düşürdü ve maliyet baskısı artıyor · Mercek akışına dön