Ekonomi
Hürmüz Krizi Küresel Enerji Akışında Önemli Kesinti Yaratıyor
Kısaca
Kriz nedeniyle küresel petrol arzında yüzde 14 etkilenme kaydedildi; gaz arzında etkilenme daha sınırlı oldu. Kriz öncesi Çin gibi ülkelerin stok birikimi durdu; arz-talep açığı günlük yaklaşık 15,5 milyon varil olarak hesaplandı. Kriz sonrası alternatif hatlar ve dış üretim artışıyle yaklaşık 4,7 milyon varillik ek akış sağlandı; piyasa izlemede kritik noktalar olacak.
Ana mesele
Hürmüz Boğazı krizinin küresel petrol arzında belirgin kesinti yaratması
Ne değişti?
kriz öncesi stoklar dururken arz-talep açığı günlük 15,5 milyon varil olarak hesaplandı
Beni nasıl etkiler?
enerji maliyetleri ve tedarik güvenliği üzerinde baskı oluşabilir
Ne oldu?
Hürmüz Boğazı’ndan geçişte küresel petrol arzı yüzde 14 kesintiye uğradı; LNG payı da sınırlı kaldı.
Neden şimdi?
Savaş ve güvenlik kaygıları nedeniyle akışlar önceki seviyelerin gerisinde kaldı.
Neden önemli?
Enerji güvenliği ve fiyatlar üzerinde baskı oluşuyor; küresel arz kesintisi mevduat ve tedarik zincilerini etkileyebilir.
Kimler etkileniyor?
- petrol üreticileri ve ihracatçılar
- petrol arzulayan ülkeler
Sektör ve piyasa etkisi
petrol fiyatları ve logistic maliyetlerinde baskı, enerji şirketlerinin karlılıklarına etkisi
Riskler
- fiyat dalgalanmaları
- tedarik zinciri kırılganlığı
- jeopolitik risklerin artması
Takip edilmesi gerekenler
- alternatif tedarik hatlarının kullanımı
- ülkeler arası stok politikaları
- petrol-vezin dengelerindeki değişim
Haberin tamamı
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.
Hürmüz Boğazı'ndaki aksama modern dönemin en büyük enerji arz kesintisi oldu.
ABD/İsrail-İran Savaşı öncesi dönemde, Hürmüz Boğazı'ndan küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'si ile küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20'si geçiyordu.
Kesintinin en yoğun döneminde küresel petrol ve gaz arzının yüzde 14'ü sekteye uğradı. Bu oran, 1970'lerdeki petrol şoklarının etkisinden iki kat fazla, Rusya-Ukrayna savaşının 2022'deki en yüksek etkisinden ise altı kat daha fazla oldu. Etkilenen enerji arzının yüzde 91'ini petrol oluşturdu.
Doğal gaz tarafında ise küresel etki daha sınırlı kaldı. Süreçte, gaz arzının yalnızca yüzde 3'ü doğrudan etkilendi. Küresel LNG ticaretinin beşte biri Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine rağmen, LNG küresel gaz arzının yüzde 15'inden daha azını oluşturuyor.
Hürmüz Boğazı'ndan 2025'in son çeyreğinde günlük yaklaşık 21 milyon varil petrol geçerken, kriz döneminde bu akışın günlük yaklaşık 3,3 milyon varillik bölümü devam etti.
Rapora göre, kriz öncesinde Çin ve diğer ülkeler petrol stoklarını artırıyordu. Bu alımların durmasının da etkisiyle, küresel sistemde yerine konulması gereken petrol arz-talep açığı günlük yaklaşık 15,5 milyon varil olarak hesaplandı.
Bu miktarın yaklaşık yüzde 35'i alternatif boru hatları üzerinden yeniden yönlendirme ve Hürmüz dışındaki üretim artışıyla karşılandı. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fucayra'ya uzanan boru hattının daha yoğun kullanılmasıyla günlük yaklaşık 4,7 milyon varillik ilave petrol akışı Hürmüz'ü esgeçerek piyasaya sunuldu.
Brezilya, Kazakistan, ABD ve Venezuela başta olmak üzere Hürmüz dışındaki üreticilerin ilave üretimi de günlük yaklaşık 500 bin varillik katkı sağladı.
İhtiyaçları karşılamak için petrol stoklarının kullanılması ise petrol açığının yüzde 20'sini karşıladı. Bu süreçte küresel stoklardan günlük yaklaşık 3,5 milyon varil petrol kullanıldı. Bunun yaklaşık 2,5 milyon varillik bölümü Uluslararası Enerji Ajansı üyelerinin koordineli stok kullanımından, yaklaşık 1 milyon varili ise Çin'den geldi.
Kalan miktarın yaklaşık yüzde 45'i ise günlük 6,8 milyon varillik petrol tüketimi düşüşüyle dengelendi.
Rapora göre, devreye alınan bu mekanizmalar, enerji sisteminin şoka karşı dayanıklılığını artırsa da bu araçların sınırları giderek daha belirgin hale geliyor.
Ağustos ayı sonu itibarıyla küresel çapta stoklardan yaklaşık 500 milyon varil kullanıldı. Bunun, küresel ekonominin beş günlük petrol ihtiyacına denk geldiği hesaplanıyor.
Bu dönemde rafineri sistemindeki baskı da giderek artıyor. Körfez'deki rafinerilerde, Boğaz'daki aksamaların yanı sıra doğrudan hasar görmeleri nedeniyle üretimin dörtte birinden fazlası düştü. Temmuz ortasında Rusya'daki rafineri kapasitesinin günlük yaklaşık 2 milyon varili devre dışı kaldı. Diğer bölgelerdeki tesisler tam kapasiteye yakın çalışsa da bu kaybı tamamen telafi edemiyor ve küresel çapta fiyatların artmasına da yol açıyor.
Hürmüz'e alternatif güzergahlardan biri olarak kullanılan Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı'nın saldırılar sonucu eylülde geçici kapatılamsı da alternatif güzergahların bölgesel gelişmelere karşı kırılganlığını gösteren unsurlar arasında sıralanıyor.
Yeni boru hatları 2030'da günlük 13 milyon varil alternatif kapasite sunabilir
Rapora göre, enerji güvenliğini artırmaya yönelik halihazırda devam eden veya tartışılan önlemlerin 2030'a kadar hayata geçirilmesi halinde, olası yeni bir Hürmüz şokunda kriz öncesi petrol akışlarının yüzde 35 ila 70'i telafi edilebilir. Bu oran günlük yaklaşık 7 milyon ila 15,5 milyon varillik petrol akışına karşılık geliyor.
McKinsey, söz konusu hesabın bir tahmin olmadığını, gündemdeki projelerin ve önlemlerin gerçekleşmesi halinde ortaya çıkabilecek potansiyeli gösterdiğini belirtti.
Hürmüz'ü es geçen boru hatlarında kriz öncesinde günlük yaklaşık 4,5 milyon varillik yedek kapasite bulunurken, kriz öncesinde planlanan yatırımlarla bu kapasitenin 2030'da yaklaşık 6,5 milyon varile ulaşması öngörülüyordu.
Kriz sonrasında gündeme gelen ilave boru hattı projelerinin de hayata geçirilmesi halinde, Hürmüz'e alternatif toplam yönlendirme potansiyelinin günlük 13 milyon varile kadar çıkabileceği hesaplanıyor.
Raporda, Irak-Türkiye arasında tartışılan bir boru hattı seçeneği, Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı hattının kapasitesinin artırılması ve BAE'deki iç petrol sahalarını Fucayra Limanı'na bağlayabilecek üçüncü bir hat gündemdeki projeler arasında sıralandı.
Enerji güvenliğinin bağımlılıkları tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade bunları etkin biçimde yönetmeye dayandığına işaret edilerek, gelecekteki şoklara karşı alternatif arz kaynakları, yeni ticaret güzergahları, stratejik stoklar, elektrifikasyon, temiz enerji ve talep yönetimi gibi araçların birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Hürmüz Boğazı için kritik teklif: İran'dan ABD'ye 7 günlük plan
Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.
Kaynaklar
Hürmüz Krizi Küresel Enerji Akışında Önemli Kesinti Yaratıyor · Mercek akışına dön