Ekonomi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fon soruşturması Türkiye ekonomisine ve finansal sisteme risk oluşturmuyor

Kısaca

Erdoğan: fon soruşturması finansal sisteme ve ekonomiye risk taşımıyor; hukuk önünde hesap sorulacak. Süreç şeffaf ve gerekli tedbirler hayata geçecek ifadeleri vurgulandı. Güven ve hukukun üstünlüğü mesajıyla yatırımcıya yönelik net bir sinyal verildi

Ana mesele

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon soruşturmasının Türkiye ekonomisine ve finansal sisteme risk oluşturmadığını belirtti.

Ne değişti?

Sorumluluğu olanların hukuk önünde hesap vereceği ve sürecin şeffaf yürütülmesi talimatı verildi.

Beni nasıl etkiler?

Okuyucuya, finansal güvenin korunması ve hukuk süreçlerinin netleşmesi mesajı veriliyor.

Ne oldu?

Erdoğan, fon soruşturmasının sınırlı bir alanla ilgili olduğunu belirtti ve risk olmadığını söyledi.

Neden şimdi?

Fon soruşturması gündemdeyken, güven ve hukuk açısından net mesaj ihtiyacı doğdu.

Neden önemli?

Piyasaların güveninin korunması ve yatırımcı güveninin tazelenmesi için kritik.

Kimler etkileniyor?

  • Yatırımcılar
  • Finansal kurumlar (sermaye piyasaları)
  • Hukuki süreçten etkilenen taraflar

Sektör ve piyasa etkisi

Piyasalar üzerinde güveni destekleyici etki

Riskler

  • Süreç uzayabilir ama risk yok mesajı baskın
  • Hukuki sonuçlar bekleniyor

Takip edilmesi gerekenler

  • Kurumların adımları ve hukuk süreçlerinin ilerleyişi
  • Fon soruşturmasının kapsamı ve etkileri
  • Sermaye piyasalarının kısa vadeli tepkisi

Haberin tamamı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'den dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Fon soruşturması hakkında Erdoğan, finansal sisteme veya ekonomiye yönelik bir riskin olmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'na katıldığı ABD'nin New York şehrindeki temaslarını tamamladı ve yurda döndü. Erdoğan, ABD'den dönüşünde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Son günlerde gündemi meşgul eden fon soruşturmasına yönelik soruya da yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, finansal sisteme ya da Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu olmadığını söyledi. Erdoğan, “Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Bu konuda en küçük bir tereddüt olmamalıdır” dedi. Erdoğan'ın fon soruşturması hakkında açıklamaları şu şekilde: “Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundan söz ediyoruz.

Yani ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil. Bunu, piyasanın tamamına dair bir problem olarak resmetmek, Türk Borsasına yapılmış bir haksızlık olur. Sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde gerekli her türlü adım atılıyor ve atılacak. İlgili kurumlarımız meselenin üzerine kararlılıkla gidiyor. Yargımız aynı şekilde kapsamlı bir soruşturma başlattı; bazı gözaltılar ve tutuklamalar oldu.

Şunun bilinmesini isterim: Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Bu konuda en küçük bir tereddüt olmamalıdır. Ne uğruna olursa olsun kimsenin selden kütük kapma yarışına girmeye, insanımızı tedirgin etmeye hakkı yoktur. Tabii, sürecin, sermaye piyasalarının yapısı gereği hem şeffaf hem de son derece hassas yürütülmesi önemlidir. Bizim de talimatımız bu yöndedir.

Ayrıca benzer bir problemin tekrar yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil, hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa, bunların da hayata geçirilmesini sağlayacağız.” CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ABD ZİYARETİNİ DEĞERLENDİRDİ Soruları yanıtlamadan önce ABD ziyaretini değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: "Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na katılmak üzere New York’a yaptığım ziyaretin sonuna gelmiş bulunuyoruz.

130’dan fazla ülkenin devlet ve hükümet başkanı düzeyinde temsil edildiği Genel Kurul etkinlikleri, bu yıl "Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek" temasıyla gerçekleşiyor. Görüşmelerin ikinci gününde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na hitap ettim. Hitabımızda ülkemizin çok taraflılığa olan desteğini vurgularken, coğrafyamızda yaşanan gelişmelerle ilgili görüşlerimizi paylaştık. Beş maddede daha kapsayıcı, daha adil ve etkili bir küresel sisteme duyulan ihtiyacın altını çizdik.

Gazzeli kardeşlerimize yönelik zulmü bir kez daha insanlığın gündemine taşıdık. Maruz kaldığımız tehditlerle mücadelede bölgesel sahiplenmeyi esas alan yaklaşımımızı anlattım. Aynı gün Amerika ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini bir araya getiren toplantıya Sayın Trump’ın daveti üzerine iştirak ettim. Bu toplantıda da Orta Doğu’ya güvenlik ve istikrarın getirilmesi noktasında görüş ve önerilerimizi ifade ettik.

Bu yılki Genel Kurul görüşmelerinde iklim eylemi ve adil geçiş konusunun da öne çıktığını görüyoruz. Malumunuz, Türkiye olarak İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’na 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağız. Dünyanın dört bir yanından 100 bin katılımcıyı Antalya’da misafir edeceğiz.

Genel Kurul konuşmamızda, eşim Emine Erdoğan’ın girişimleriyle başlattığımız Sıfır Atık Hareketi ile özellikle gıda israfının önlenmesi alanlarında ülkemizin yürüttüğü kapsamlı projeleri de paylaştım. Değerli basın mensupları, New York ziyaretimizde yine yoğun bir toplantı ve temas trafiğimiz oldu.

Bu yıl görevi sona erecek olan Genel Sekreter Guterres’e ilave olarak sırasıyla Vietnam, Libya, Kuveyt, Kosova, Lübnan, Gürcistan, Katar, Senegal, Birleşik Krallık, Japonya, Polonya, Bangladeş, Ermenistan, Irak ve Ukrayna’dan muhataplarımla bir araya geldim. Görüşmelerimizde ikili konuların yanı sıra yakın çevremizde süren istikrarsızlık ve çatışmaların önlenmesi için atacağımız adımları ele aldık.

New York ziyaretimizde Amerika’nın önde gelen iş çevreleri ve düşünce kuruluşlarıyla da bir araya geldim. Bu toplantılarda ülkemizdeki yatırım ve ticaret fırsatlarını anlattım. Bugün ayrıca Türk-Amerikan Müslüman toplumunun katılımıyla düzenlenen programa iştirak ederek, dost ve kardeşlerimizle kucaklaştık. Biliyorsunuz, gelecek sene Amerika ile diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 100. yıl dönümü. İki dost ülke arasındaki bu önemli tarihi, hakkını vererek değerlendirmeyi hedefliyoruz.

Sayın Trump’ın da bizimle benzer görüşlere sahip olduğunu biliyor, 2027 yılını Türk-Amerikan münasebetleri açısından bir referans haline getirelim istiyoruz. Bu düşüncelerle ziyaretimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, şimdi sözü sizlere veriyorum." SORU: Bloomberg'de bir makaleniz yayımlandı. Bu makalenizde Birleşmiş Milletler'in reforma ihtiyaç duyduğunu ve bunun da ötelenemez olduğunu yazdınız.

İlk kez de söylemiyorsunuz zaten bunu ama o makalede Birleşmiş Milletler'in bu reformunda Türkiye'nin de göreve hazır olduğunu vurguladınız. Benim anladığım bölgesel Birleşmiş Milletler gibi her coğrafyanın sorunlarının farklı olduğu ve onlara özgü çözümler üretilmesi gerektiği yönünde vurgularınız vardı. Nasıl bir BM tasavvur ediyorsunuz efendim? Nasıl bir BM düşünüyorsunuz?

“Değerli arkadaşlar, her şeyden önce bugün 190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırıldığı bir Birleşmiş Milletler’den söz ediyoruz. Bu adaletsiz yapının, küresel istikrar ve huzuru koruyabilmesi, ortaya koyduğu temel ilkelere bağlı kalabilmesi, insanlığa vaadini yerine getirebilmesi mümkün değildir.

Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.

Kaynaklar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fon soruşturması Türkiye ekonomisine ve finansal sisteme risk oluşturmuyor · Mercek akışına dön