Piyasalar

Borsada yeni haftanın kritik başlıklarıyla güçlenen risk iştahı ve yüksek faiz baskısı

Kısaca

Piyasalar: S&P 500 vadelisi -yüzde 0,2 civarında ekside, Nasdaq yataya yakın hareketli; Avrupa borsaları sınırlı yükselişte. Neden şimdi: ABD 10 yıl %5,20, 30 yıl %5,52’ye yaklaşırken Fed’in sıkı duruşu beklentileri güçlendiriyor. Sonuç: Değerleme baskısı ve volatiliteyle yatırımcılar odak noktasını kâr payı ve risk yönetimine yönlendirecek.

Ana mesele

Piyasalar büyümeyi satın alırken yükselen faiz baskısı ve değerleme baskısını dengede tutmaya çalışıyor

Ne değişti?

Piyasalarda büyüme ve enflasyon algılarıyla birlikte yüksek faiz ortamı sürüyor

Beni nasıl etkiler?

Yatırım kararları daha temkinli olurken sermaye maliyeti yükselebilir

Ne oldu?

Küresel piyasalar büyüme adına olumlu bir tablo çizerken yüksek faiz baskısı dengede kalmaya çalıştı.

Neden şimdi?

Fed’in uzun süre yüksek faiz politikası olasılığı artıyor; 2027 sonuna kadar sıkılaşma fiyatlanıyor.

Neden önemli?

Yeni yatırımlar ve değerlemeler bu faiz yapısına göre yeniden fiyatlanabilir.

Kimler etkileniyor?

  • Büyük yatırım fonları
  • Kurumsal ihraçlar

Sektör ve piyasa etkisi

Hisse senetleri değerlemeleri baskılanabilir, özellikle yüksek değerlemeli teknoloji hisseleri

Riskler

  • Fed politikalarının sürmesiyle finansal koşulların daha da sıkılaşması
  • Jeopolitik risklerin enerji fiyatlarını tetiklemesi

Takip edilmesi gerekenler

  • ABD enflasyonu ve iş gücü verileri
  • Fed toplantı beklentileri
  • Petrol ve enerji haberleri
  • Tahvil getirilerindeki hareketler

Haberin tamamı

1 SPK'nın değerlendirmeleri sonrası mal varlığı tedbirleri...

3 Fon krizinde yeni iddia! 53 milyar lirayı çeken Çeçenler...

4 Fon soruşturmasına borsanın tefecisi olarak tanınan Cihan...

Bu sabah küresel piyasaların temel hikayesi, yeniden yükselen petrol fiyatları ile güçlü büyüme görünümünün yarattığı faiz baskısı. Hisse senetleri ekonomik büyümenin ve şirket karlarının güçlü kalmasını olumlu fiyatlıyor; tahvil piyasası ise aynı tabloyu “enflasyon daha uzun süre yüksek kalabilir, merkez bankaları faiz artırmaya devam edebilir” şeklinde değerlendiriyor. Kısacası piyasa aynı anda hem büyümeyi satın alıyor hem de yüksek faizin bedelini hesaplıyor. Bu nedenle risk iştahı tamamen bozulmuş değil, fakat özellikle yüksek değerlemeli teknoloji hisselerinde tahvil faizlerine karşı hassasiyet yükselmiş durumda.

Bu sabah ABD vadeli işlemleri temkinli: S&P 500 vadelisi yaklaşık %0,2 ekside, Nasdaq vadelisi ise yataya yakın seyrediyor. Avrupa tarafında ise Euro Stoxx 50 vadelisi %0,4, DAX vadelisi %0,3, FTSE vadelisi %0,2 civarında artıda.

ABD 10 yıllık tahvil getirisi %5,20 çevresinde, 30 yıllık getiri ise %5,52’ye yakın. Özellikle 30 yıllık faizin 2004’ten bu yana görülen en yüksek seviyelere yaklaşması önemli. Piyasa, Fed’in faizleri yalnızca kısa süreliğine değil, daha uzun bir dönem yüksek tutabileceğini fiyatlıyor. Ekim toplantısında ikinci bir faiz artırımı olasılığı yaklaşık %66’ya çıkmış durumda; 2027 sonuna kadar toplam 90 baz puana yakın ilave sıkılaşma fiyatlanıyor. Buradaki kırılganlık ise : ABD ekonomisinin güçlü kalması şirket gelirleri için iyi, fakat aynı zamanda Fed’in faiz artırmasını kolaylaştırıyor olması. ABD tahvil faizleri %5,20’nin üzerinde kalıcı hale gelirse, hisse piyasasında değerleme çarpanlarının aşağı gelmesi gerekir.

Brent petrol bu sabah yaklaşık %1,6 yükselişte. Petrolü yukarı taşıyan gelişme, ABD–İran görüşmelerindeki anlaşmazlığın devam etmesi. ABD Başkanı Trump’ın İran’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin önerisini reddetmesi, kısa sürede kalıcı bir ateşkes veya enerji sevkiyatlarını tamamen normalleştirecek bir anlaşma sağlanamayacağı beklentisini güçlendirdi. Görüşmelerin bu hafta sürmesi bekleniyor; ancak tarafların pozisyonlarında henüz somut bir yakınlaşma yok.

Dolar endeksi 101,39 ile yaklaşık iki ayın zirvesinde. Euro/dolar 1,1380 ve euro eylül ayında dolar karşısında yaklaşık %2 değer kaybetmiş durumda. Doların güçlenmesinin arkasında üç unsur var: ABD ekonomisinin dirençli kalması, Fed’den yeni faiz artırımı beklentisi ve jeopolitik belirsizlik. Parite açısından 1,1350 ilk önemli destek , yukarıda 1,1450–1,1500 aşılmadan dolar lehine kısa vadeli eğilim değişmiş sayılmaz.

Ons altın yaklaşık %0,5 düşüşle 4.262 dolar. Normal şartlarda Ortadoğu riski altını desteklemeliydi; ancak ABD tahvil faizlerinin ve doların aynı anda yükselmesi altın üzerinde daha güçlü bir baskı oluşturuyor. Burada 4.250 dolar yakın destek. Altında yeniden güçlü bir yükseliş için ya jeopolitik riskin belirgin biçimde artması ya da ABD tahvil faizlerinin gerilemesi gerekiyor. Güvenli liman talebi şimdilik satışları sınırlıyor fakat faiz cephesi altının hareket alanını daraltıyor.

Bugün Almanya ağustos ayı perakende satışlarını takip edeceğiz. Önceki ay perakende satışlar aylık %3,4, yıllık %2,5 düşmüştü. Yeni veride toparlanma görülmesi Avrupa ekonomisinin yalnızca sanayi ve ihracatla değil, iç tüketimle de desteklendiğini , Zayıf veri ise; yüksek enerji fiyatlarının tüketici üzerinde yarattığı baskıyı teyit edecektir.

ECB Yönetim Konseyi üyesi Machado’nun konuşmasında ise; Petrolün yeniden yükseldiği ortamda ücretler, hizmet enflasyonu ve yeni faiz artışı konusunda kullanacağı ifadeler euro ve Avrupa tahvilleri üzerinde etkili olabilir. Günün Avrupa veri takvimi genel olarak hafif; esas yönü petrol ve küresel tahvil piyasası belirleyecek.

Asya piyasaları haftaya karışık başladı. Japonya Nikkei 225 yaklaşık %0,8 yükselirken, Güney Kore yaklaşık %0,6 ve Japonya hariç MSCI Asya Pasifik endeksi %0,2 geriliyor. Çin ana kara borsalarında satış baskısı görülürken Hong Kong’da finans hisselerinin desteğiyle daha dirençli bir görünüm var. Çin’de Ocak–ağustos döneminde sanayi şirketlerinin toplam karı yıllık %15,7 arttı. Bu oran ocak–temmuz dönemindeki %17,6 büyümenin altında kaldı.

Karların çift haneli artması olumlu; fakat artışın yavaşlaması ve sektörler arasındaki büyük ayrışma dikkat çekiyor.Bilgisayar, iletişim ve elektronik ekipman üretiminde karlar iki kattan fazla artarken; otomotivde %16, elektrikli makine sektöründe %5,2, demir-çelikte %62,4 düşüş yaşandı. Yani Çin’in yapay zeka ve ileri teknoloji bağlantılı üretim tarafı güçlü kalırken, iç talebe, gayrimenkule ve geleneksel sanayiye bağımlı sektörler hala zayıf. Bu veri Çin piyasasına iki farklı mesaj veriyor: Teknoloji ve ihracat kapasitesi güçlü, fakat kar artışı ekonominin geneline yayılmıyor. Şanghay’daki satış baskısı da “karlar iyi ama büyüme dengeli değil” değerlendirmesiyle uyumlu. Çin açısından haftanın asıl önemli verisi 30 Eylül’de açıklanacak eylül PMI göstergeleri olacak.

Haftanın geri kalanında ise Euro Bölgesi öncü enflasyonu, ABD çekirdek PCE, ISM göstergeleri ve cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam raporu öne çıkıyor. Eylül ayında istihdamın yaklaşık 85 bin artması, işsizlik oranının %4,1’de kalması bekleniyor. Güçlü istihdam ve yüksek PCE, Fed’in yeni faiz artırımı ihtimalini yükseltir; zayıf istihdam ve ılımlı PCE ise tahvil piyasasını rahatlatabilir

BIST 100 cuma gününü %0,09 yükselişle 12.899 puandan tamamlayınca Endeks’de geçen haftayı yaklaşık %3 kayıpla kapatmış oldu. BIST’teki temel problem klasik anlamda yalnızca yüksek faiz veya yabancı satışı değil. Likit olmayan, düşük halka açıklığa sahip hisselere yoğunlaşan bazı fonların nakit çıkışlarını karşılamak amacıyla daha likit hisseleri satması, satışın endeks geneline yayılmasına neden oldu. Önceki hafta BIST 100’ün %8’den fazla gerilemesinin arkasındaki temel mekanizma buydu.

Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.

Kaynaklar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.

Borsada yeni haftanın kritik başlıklarıyla güçlenen risk iştahı ve yüksek faiz baskısı · Mercek akışına dön