Piyasalar

Altın Fiyatlarındaki Düşüşün Ardındaki Faktörler ve Yeni Haftanın İzlenecek Olayları

Kısaca

Altın 4.380 dolardan başlayıp 4.244 dolara kadar geriledi, haftayı 4.280 dolar civarında kapattı; satış baskısı devam ediyor. Fed kararı ve yüksek enflasyon endişeleri nedeniyle yıl sonunda yeni bir faiz artışı olasılığı güçleniyor. Bu durum altında güvenli liman talebini zayıflatabilir; izlenecek olan 4.300 dolar seviyesi kritik destek/direnç olarak izlenecek.

Ana mesele

Altın fiyatları, faiz artışı beklentileri ve dolar güçlenmesiyle baskı altında kalıyor.

Ne değişti?

Dolar endeksi ve ABD tahvil getirileri yükselirken altın baskı altında kalmaya devam ediyor.

Beni nasıl etkiler?

Okuyucuya: güvenli liman olarak görülen altın talebi zayıflayabilir ve yatırım kararlarını etkileyebilir.

Ne oldu?

Altın fiyatları, eylül toplantısında Fed'in 25 bp faiz artışı sonrası faiz beklentileri ve enflasyon endişeleriyle baskı altında kaldı.

Neden şimdi?

Faiz artırımı beklentileri ve dolar endeksinin yükselişi kısa vadeli satış baskısını kuvvetlendirdi.

Neden önemli?

Piyasalar için güvenli liman tercihlerinde değişim riskine işaret ediyor; yatırım kararları etkilenebilir.

Kimler etkileniyor?

  • altın yatırımcıları
  • kurumsal portföy yöneticileri

Sektör ve piyasa etkisi

Kısa vadede değerli metal talebi zayıflayabilir; dolar ve tahvil getirilerinde hareketler baskı yaratıyor.

Riskler

  • Gelecek açıklamalar faiz görünümünü değiştirebilir
  • Dolar güç kaybetmezse altın üzerinde baskı sürebilir
  • Piyasa volatilitesi artabilir

Takip edilmesi gerekenler

  • Fed kararları
  • ABD tahvil getirileri
  • Dolar endeksi hareketleri
  • 4.300 dolar seviyesi kırılıp kırılmayacağı

Haberin tamamı

1 2 şirkette 8 gösterge birden AL veriyor 10 hissede teknik...

Altın yatırımcısı, eylül ayının son tam haftasında sert fiyat hareketleriyle karşı karşıya kaldı. Haftaya 4.380 doların üzerinde başlayan ons altın, artan faiz baskısının etkisiyle 4.300 dolar seviyesinin altına geriledi. Satışların hızlandığı bölümde fiyat 4.244 dolar civarına kadar çekilirken, haftanın son işlem gününde gelen alımlarla kayıpların bir kısmı telafi edildi. Ons altın haftayı yaklaşık 4.280 Dolar seviyesinde tamamladı.

Piyasanın yeni haftadaki temel gündemi ise satış baskısının sona erip ermediği olacak. Özellikle 4.300 dolar seviyesi, kısa vadeli yön açısından kritik bir eşik olarak öne çıkıyor.

Dünya'dan Murat Ali Oral'ın haberine göre altındaki satışların arkasında ABD Merkez Bankası'nın para politikasına ilişkin beklentiler önemli rol oynadı. Fed, eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti.

Ancak piyasalar açısından asıl önemli gelişme faiz kararından sonra ortaya çıktı. Enflasyonun yüksek seyretmeye devam edebileceğine yönelik endişelerin güçlenmesi, Fed'in yıl sonuna kadar yeni bir faiz artışı yapabileceği beklentisini destekledi.

Faiz getirisi sunmayan altın açısından bu tablo, yatırımcı tercihlerinde baskı oluşturdu.

Altının hareketinde ABD tahvil piyasasındaki gelişmeler de belirleyici oldu. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,20 seviyelerine yaklaşarak yaklaşık 20 yılın en yüksek bölgelerinden birini gördü.

Tahvil getirilerindeki yükseliş, yatırımcının daha yüksek faiz geliri elde edebileceği alternatifleri cazip hale getirdi. Böylece güvenli liman arayışındaki sermayenin tamamının altına yönelmesi engellendi ve değerli metal üzerindeki satış baskısı arttı.

Geçen hafta altın açısından olumsuz tabloyu güçlendiren bir diğer gelişme doların değer kazanması oldu. Dolar Endeksi 101 seviyesinin üzerine çıkarak haftalık bazda üst üste ikinci yükselişine yöneldi.

Doların güçlenmesi, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için altının maliyetini artırıyor. Bu durum da ons altının üzerinde ek baskı oluşturuyor.

Bu nedenle yeni haftada altının yanı sıra dolar endeksi ve ABD tahvil faizlerinin seyri de yakından takip edilecek.

Ons altında yaşanan gerileme, yurt içinde gram altına aynı ölçüde yansımadı. Gram altın 18 Eylül'de yaklaşık 6.874 lira seviyesindeyken, 25 Eylül'de haftayı 6.740 lira civarında tamamladı.

Bu farklılığın temel nedenlerinden biri dolar/TL'deki hareket oldu. Kurun yükselişi, ons altındaki düşüşün gram altına yansımasını kısmen sınırladı.

Önümüzdeki dönemde ons altının yükselmesiyle birlikte dolar/TL'nin de yukarı yönlü hareket etmesi gram altındaki yükselişi hızlandırabilir. Buna karşılık ons altın düşerken kurun yükselmeye devam etmesi, gram altındaki kaybı sınırlayabilir. Her iki göstergenin aynı anda gerilemesi ise gram altın üzerindeki baskıyı artırabilir.

Yeni haftada ons altın için ilk önemli eşik 4.300 dolar olacak. Geçtiğimiz hafta bu seviyenin altına inen fiyatın yeniden 4.300 doların üzerine çıkıp çıkamayacağı, kısa vadeli görünüm açısından önem taşıyor.

Altının bu seviyeyi aşarak üzerinde kalıcılık sağlaması, satış baskısının hafiflediğine yönelik ilk sinyallerden biri olabilir. Ancak kalıcı bir toparlanma için daha güçlü göstergelere ihtiyaç duyulabilir.

Aşağı yönlü hareketin devam etmesi halinde ise gözler 4.200 dolar seviyesine çevrilecek. Ons altın geçen hafta 4.244 dolar civarında destek bulmuştu.

Bu bölgenin yeniden aşağı yönlü kırılması halinde 4.200 dolar seviyesi gündeme gelebilir. 4.200 doların da kaybedilmesi durumunda ise piyasada 4.000 dolar seviyesi yeniden tartışılmaya başlanabilir.

Bu nedenle 4.200-4.300 dolar arasındaki bölge, yeni haftada altının yönü açısından kritik bir mücadele alanı olacak.

Haftanın önemli veri gündemlerinden biri 30 Eylül Çarşamba günü açıklanacak ABD ağustos ayı kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi olacak.

Fed'in enflasyon göstergeleri arasında yakından takip ettiği veri, faiz politikasına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olabilir. Beklentilerin üzerinde gelecek bir enflasyon verisi, tahvil faizlerini yükselterek altın üzerindeki baskıyı artırabilir.

Daha düşük bir enflasyon görünümü ise faiz artışı beklentilerinin zayıflamasına ve altının nefes almasına yardımcı olabilir.

2 Ekim Cuma günü açıklanacak ABD eylül ayı istihdam raporu da altın açısından haftanın belirleyici gelişmelerinden biri olacak.

Tarım dışı istihdam ve işsizlik oranının yanı sıra ücret artışları da yakından takip edilecek. Güçlü istihdam rakamları, Fed'in daha sıkı para politikası uygulayabileceği beklentisini destekleyerek altın üzerinde baskı oluşturabilir.

İşgücü piyasasında belirgin bir yavaşlama görülmesi ise faiz artışı beklentilerinin gevşemesine ve altının destek bulmasına yol açabilir.

Yeni haftada petrol fiyatlarındaki hareket de altının yönü açısından önem taşıyor. Jeopolitik risklerdeki artış, normal şartlarda güvenli liman talebi üzerinden altını destekleyebilir.

Ancak petrol fiyatlarının yükselmesi, ABD'de enflasyonun kalıcı olabileceği endişesini de güçlendirebilir. Bu durum Fed'in daha sıkı bir politika izleyeceği beklentisini artırarak tahvil faizlerini yukarı çekebilir.

Böylece aynı jeopolitik gelişme, bir yandan altına güvenli liman desteği sağlarken diğer yandan yükselen enerji fiyatları üzerinden değerli metal üzerinde faiz baskısı oluşturabilir.

Kısa vadede faiz, dolar ve tahvil getirilerinden kaynaklanan baskı öne çıksa da altının orta ve uzun vadeli görünümünü destekleyen unsurlar var.

Merkez bankalarının altın alımları, jeopolitik riskler ve rezervlerin çeşitlendirilmesine yönelik eğilim, değerli metal için uzun vadeli destek unsurları arasında bulunuyor.

Bununla birlikte yüksek reel faizler ve güçlü dolar, kısa vadede bu desteğin etkisini sınırlayabiliyor.

Bu tablo, altın piyasasında kısa vadeli fiyat hareketleri ile uzun vadeli beklentilerin birbirinden ayrıştığını gösteriyor. Yeni haftada yatırımcıların odağında ise 4.200-4.300 dolar bandı ile ABD'den gelecek enflasyon ve istihdam verileri bulunacak.

Haberin tamamı için kaynak bağlantısını ziyaret edin.

Kaynaklar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.

Altın Fiyatlarındaki Düşüşün Ardındaki Faktörler ve Yeni Haftanın İzlenecek Olayları · Mercek akışına dön